EM Elektrik'ten "4 ayda canlıya geçiş"in öyküsü...
Mayıs 2009
1999 yılında yüksek gerilim kablo montaj taahhüt işleri yapan bir firma olarak kurulan ve 2001 krizi ile birlikte üretime kayan EM Elektrik, genç olmasına rağmen yılların tecrübesi ve geniş bir vizyon ile yönetilen bir firma.
Kurulduğu günden bu yana çok hızlı büyüyen, yurtiçi ve yurtdışında önemli başarılara imza atan EM Elektrik Genel Müdürü Sadettin Erdeniz ve Genel koordinatörü Ece Erdeniz; kuruluştan bugüne EM Elektrik'i, ERP Projelerini ve başarı sırlarını anlatıyor.
IAS:EM Elektrik nasıl kuruldu?
Ece Erdeniz:
EM Elektrik 1999 yılında, yüksek gerilim kablo montaj işleri yapan bir taahhüt firması olarak kuruldu. 2001 krizinde yatırımların durması taahhüt işlerinin azalmasına sebep oldu, biz de yavaş yavaş üretime doğru kaydık. Genel müdürümüz Sadettin Erdeniz, 30 senelik iş hayatının tamamını yüksek gerilime adamış, yılların tecrübesi ile sektörde aranılan bir isim olmuş. Kendisi Elektrik Mühendisi, uzun süre Demirer Kablo'da üst düzey yöneticilik, öncesinde Siemens'de imalat müdürlüğü görevlerinde bulunmuş.
Yüksek gerilim sektörü hassas, herkesin giremeyeceği bir sektör. Bir projede elektrik panosunun önemi çok büyüktür. Panonun su almasından dolayı bile bütün bir projenin yatması; büyük firmaların büyük cezalar ödemesi gibi sorunlar yaşanır. Sadettin Erdeniz, geçmişinde yaşadığı deneyimlerle de bu işi en iyi yapan firma olmak için yola koyulmuş. Şu anda Türkiye'de yüksek gerilim pano üretiminde EM'den daha kalitelisi yoktur diyebilirim.
Yaklaşık 1,5-2 sene Ar-Ge çalışması yapıldı. Olumlu tepkiler gelmeye başlayınca bu işe inandık ve yavaş yavaş işi büyüttük. Ben yaklaşık 3 sene önce başladığımda 15 kişiydik ve şimdi 50 kişiyiz. Büyümeye devam ediyoruz.
Sonuç olarak yüksek gerilim kablo aksesuarları üreten bir firmayız. Yüzde 90 ihracat yapıyoruz. İhracat yaptığımız ülkeler Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere, İsviçre, Almanya, İspanya, İngiltere, İtalya ve Fransa. Pazar çok dar ve Saadettin Bey'in pazarda tanınmış bir ismi olduğu için yurtdışına açılmamız kolay oldu. Müşterilerimiz çok büyük kablo ve aksesuar üreticileri. İhalelerden herkesin haberi vardır. Çok ciddi bir iş gücü gerektiği ve çok riskli de bir iş olduğu için herkes giremiyor yüksek gerilim pazarına. Şu anda en büyük risk Çin. Çin'de üretim yaptıran firmalar da var ama kalitesi kabul görmüyor.
İşletmemizin en önemli 3 kriteri şunlardır: "Kalite, fiyat ve teslim süresi." Bunlardan bir tanesi diğerinin gerisinde kaldı mı bizde iş duruyor. Bizim ürettiğimiz ürün unutulan bir ürün. Büyük bir kablo projesi düşünün, en maliyetli şey kablodur. Adam kabloyu döşer, sıra kutuya gelir kutu yok. Bütün proje, bir kutu için bekler ve kutu olmadan enerjileyemez. O yüzden işler hep acildir. İşçiliklerimizin çoğu burada yapılıyor. Fasonumuz çok azdır.
IAS:Neden ERP? Hangi ihtiyaçlar sizi ERP'ye yöneltti?
Ece Erdeniz:
Personel alıyorsunuz, üretim oluyor, malzemeler geliyor, gidiyor, sevkıyat oluyor, faturalar kesiliyor... Tamam, bir şeyler gidiyor ama o kadar kontrolsüz bir şekilde gidiyor ki. Gecenin bir yarısı eksik bir tane bara yüzünden ihracatın durduğunu hatırlıyorum ben. Bizim ürün stokumuz yoktur ama yarı mamul stokumuz vardır ve çok önemlidir. Orada bir eksiklik, bizim bütün sevkiyatı durdurur. Sevkiyatın kayması demek, işlerin çorba olması demek. Böyle çok şey yaşadık. Bu karışıklığı önlemek ERP projesine başlamamızın temel amaçlarındandı.
Herkes kendi bölümü ile ilgili veri tutuyordu ama veriyi paylaşmıyorduk. Bir de eskiden atölyeler ve depo farklı yerlerdeydi.
Bu da çok ciddi kontrol kaybı yaşatıyordu. Biz bir performans bekliyorsak, ilk önce personelin kontrolünü sağlamalıyız, aynı çatı altında toplamalıyız dedik. İlk yaptığımız şey o oldu. Büyük bir yere geçtiğinizde maliyetler de çok artıyor. Maliyetleri azaltmanın tek bir yolu var o da verimliliği arttırmak. Daha çok sayıda ürün üreteceksiniz, üründeki işçiliği azaltacaksınız. Verimlilik iki şekilde arttırılıyor. Makine parkurunu genişletmek ve proseslerde düzeni ve kontrolü sağlamak. Bunun için de ERP şart.
Makine parkurunu genişlettikten sonra elde edilen bilgilerin analizini, raporlanmasını sağlayacak, üretimdeki hataları azaltacak bir yazılıma ihtiyacımız olduğunu düşündük ve bir ERP yazılımı aldık. Ürün ağaçlarını o zamanlar oluşturduk. Süreçlerimiz üzerine bayağı çalıştık hep birlikte. Üretim süreçlerimiz çok karışık ve ürünlerimiz varyantlı. Ürünün her şeyini biz üretiyoruz. Hammaddeyi alıyoruz, işliyoruz, bir taraftan paslanmaz geliyor, bunların hepsi farklı bir şekilde işleniyor, kutu ve kutunun içine giren bakır aksamları montajlanıyor, paketlenmesi ve sandığı dâhil bize ait. Ancak ilk ERP yazılımımız yeterli gelmedi. Bununla ilgili ciddi sıkıntılarımız vardı.
IAS:İlk ERP yazılımınızla ne gibi sorunlar yaşadınız? Sizi değişikliğe yönelten sebepler neydi?
Ece Erdeniz:
Biraz önce de bahsettiğim gibi üretim süreçlerimiz çok karışık ve 8 temelürünümüz olmasına rağmen varyasyonları da
katarsak 4 bine yakın ürün çeşidimiz var. -Bunu da net olarak CANIAS'dan sonra gördük tabii.- İlk yazılıma hızlı bir şekilde, fazla incelemeden karar vermiştik. Gördük ki varyant yapısı yok. Ayrıca iletişim kopukluğu nedeni ile sistem ilerleyemiyor.
Danışmana bile ulaşmakta sıkıntı çekiyorduk. Program çok hata veriyordu. İş bu şekilde olunca insanın direnci kırılıyor, motivasyonunu kaybediyor. Neyse ki onun muhasebesi yoktu, üretim o da MRP I, depo ve satın alma vardı sadece. Biz onlarla olmayacağını
anladık ve yazılım araştırmaya başladık. IAS'yi internetten bulduk. ERP diye yazdığımızda direk IAS çıkıyor. Birçok makalede de sizin isminiz geçiyordu. İnceledik, araştırdık. Bir de referanslarınıza sorduk. CANIAS ERP'yi Almanya müşteriniz EMKA'ya sorduk. Onlar bizim tedarikçilerimizden. Müşterilerinizden Sağlam Metal'le de çalışıyoruz. Onlara da sorduk. Herkesten iyi referans alınca, bağlantıya geçtik. Demo aldık, satış görüşmeleri başladı. Biz de işler çok uzatılmaz. Eğer işimize yarayacağını düşünüyorsak ve karşıdan da güvenebileceğimize dair sinyaller aldıysak, hemen karar veririz.
IAS:CANIAS ERP'yi tercih etme nedenleriniz neydi?
Ece Erdeniz:
Departmanlar arası entegrasyonun hızlı olması bizim için önemliydi. CANIAS'ın raporları kolay ve anlaşılırdı. Yazılım firmasının profesyonel bir firma olması da bizim için çok önemliydi. Daha önce yaşadığımız deneyimden ötürü, biz kurumsal ve profesyonel bir firma ile çalışmak istiyorduk.
Arayüzler de çok kolaydı. Bizim sekreter arkadaşımıza, güvendiğimiz bir personel olduğu için İnsan kaynakları veri girişini yaptırmak istedik. Kendisinin bilgisayar bilgisinin başlangıç seviyesinde olmasına karşın, IAS'den arkadaşların 1 günlük eğitimi ile şu anda takır takır veri girebilir hale geldi. Tüm kullanımını da hemen öğrenmiş. Raporunu alıyor, detaylarına giriyor. Şu anda bizim hiçbir kullanıcımızdan bu konuda bir sıkıntı gelmedi.
IAS:ERP projelerinde en çok korkulan nokta canlı kullanıma geçiştir. Sizin de 4 ay gibi çok kısa sürede canlı kullanıma geçtiğinizi biliyoruz. Bu hızlı geçişin sebebi neydi?
Ece Erdeniz:
Geçen yılın Haziran ayı sonlarında sözleşmeyi imzaladık ancak Ağustos itibariyle ciddi bir şekilde çalışmaya başladık. Totalde 4 ay gibi kısa bir sürede canlı kullanıma geçildi. İlk kullandığımız programın, bize Erp sistemini öğretmesi açısından faydaları oldu tabi. Ama personel ilk yazılımda karşılaştıkları gibi sıkıntılar yaşamaktan korkuyordu. Bunu çabuk aştık ve daha motive bir şekilde sarıldık projeye. Firmanın hızlı geçiş nedenlerinden birisi de çalışan personelin kalifiye olması ve yönetimin ERP'nin yararlarına inanmasıydı.